|
ÖZETÇELER
TÜPLÜ DALIŞ SONRASI
HAVA TAŞITLARI İLE SEYAHAT EDEN 2 VAKADA GELİŞEN DEKOMPRESYON HASTALIĞI
F. ERİŞKON
İstanbul Hiperbarik Oksijen Yara Tedavi Merkezi, Okmeydanı 34400 İstanbul
ÖZETÇE
Ülkemizde 100 000’lere varan lisanslı dalgıç sayısı yaz aylarında gelen turistlerle
150-200.000lere ulaşmaktadır. Dalgıç sayısında yaşanan bu artış dolaylı dalış kazalarının
da sıklaşmasına yol açmaktadır. Hobi amaçlı dalışın yaygınlaşması sonrasında tatil
için ülkesinden binlerce kilometre uzağa giden bir turistte artık kısa süreli bir
dalış eğitimi alabilmekte ve tüplü dalış yapabilmektedir. Dalış sonrası ülkesine
hava yoluyla dönmek isteyen bu kişiler dalış akabinde eve dönüş için hava taşıtları
kullandıklarında ciddi tıbbi sorunlar yaşamaktadırlar. Bu bildiride 2006 yılı içinde
dalış akabinde uçakla seyahat etmiş olan biri amatör diğeri profesyonel iki dalgıçta
gelişen uçuş sonrası Tip 1 Dekompresyon hastalığı tartışılacaktır. Ayrıca bu anlatımda
dalış ile uçuşun artarda yapılması gereken durumlarda oluşan tıbbi risk incelenip
dikkatli olunması gereken noktalar paylaşılacaktır.
PFO TANIMI İÇİN EKOKARDİYOGRAFİ GÖRÜNTÜLERİ ÜZERİNDE KABARCIKLARIN
OTOMATİK YAKALANMASI
B. Parlak1, S.M.
Egi1, E. Bertan1, S. Aydin2,
P.Germonpré3, C. Balestra3, A. Marroni3
(1)Galatasaray
Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, Ortakoy, Istanbul, Türkiye.
(2)İstanbul
Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Sualtı Hekimliği Bölümü, Çapa, Istanbul, Türkiye.
(3)DAN
Europe Research Department, Brüksel ve Roseto, Italya
ÖZETÇE
Araştırmalar PFO (Paten Foramen Ovale) 'nun varlığını açıklanamayan
DH (Dekompresyon Hastalığı)
ile ilişkilendirmektedir. Ayrıca, PFO'nun teşhisi
konusunda çelişkiler söz konusudur.
Bu çalışma görüntü işleme tekniklerini kullanarak
Transözofagal Ekokardiyografi (TEE) imgeleri üzerinde PFO'yu teşhis edebilmeyi amaçlamaktadır.
Çalışmada kullanılan TEE imgeleri S-VHS video bant görüntülerinden elde edilmiştir.
Bant görüntüleri HP Sonos Ekokardiyografi sistemi üzerinde sağlıklı ve DCI rahatsızlığı
olan dalgıçlardan alınmıştır.
Analog video kayıtları bilgisayar üzerinde sayısallaştırılmış
ve 2 boyutlu ultrason imgeleri elde edilmiştir. Bu çalışmada kabarcık
sayımı için iki farklı yaklaşım geliştirilmiştir. Birinci yaklaşım yarı
otomatik bir yöntem olup kabarcık sayımında kullanıcı girişimine ihtiyaç duyulmakta
ve işlenecek alan belirlenmektedir.
Sol Kulakçık üzerinde seçilen alan belirlendikten
sonra birincil bölütleme işlemi sonuçlanmakta bundan sonra ise Otsu yöntemi ile
ikincil bölütleme yapılmaktadır.
Eşik değerlerinin belirlenmesi ve morfolojik operatörlerin
kullanılmasıylada kabarcıklar imge üzerinde tespit edilmekte ve işaretlenmektedir.
İkinci yaklaşımda (snakes-yılanlar ) aktif konturlama yöntemi
kullanılmakta ve yaklaşım tam otomatik olarak kabarcık teşhisini amaçlamaktadır.
Bu yaklaşım iki adımda ele alınmaktadır; birincil adımda temel imge üzerinde üçgen
şeklinde bir alan standard alınarak iki boyutlu Wiener filtresi uygulanmaktadır,
ikincil adımda ise birinci yaklaşımda geliştirilen morfolojik operatörler kullanılmakta
ve Sol Kulakçık içinde yer alan kabarcıklar otomatik teşhis edilmektedir. Kabarcık
sayımı ve Sol Kulakçık kenarlarının otomatik olarak bulunması sırasında 7 farklı
imge üzerinde çalışılmıştır.
Sonuçlar, PFO teşhisi üzerinde çalışan hekimler
tarafından doğrulanmıştır.
Kabarcıkların merkezleri, toplam alanları ve seçilen
alana olan oranları bu çalışmada elde ettiğimiz sonuç verileridir. PFO sonuç verileri
ile PFO alanının tam olarak ilişkilendirilmesi üzerinde halen çalışılmaktadır.
Şu anda varılan noktada PFO ile Sol Kulakçıkta yer alan kabarcıklar otomatik olarak
sayılabilmektedir ancak çalışma akciğer atardamarı gibi farklı bölgelere de uygulanabileceği
düşünülmektedir.
Sayım algoritmalarının Transtorasik Ekokardiyografi verileri
üzerinde uygulanmasıda planlanmaktadır.
BALIKADAMLARDA DALIŞ ÖNCESİ
DURUMLULUK VE SÜREKLİ KAYGI DÜZEYİ İLE SUALTI VE KARA ZİHİNSEL PERFORMANSININ İNCELENMESİ
(BİR ÖN ÇALIŞMA)
S. TOK1, S. MORALI2, S. TOK2
(1)Ege Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 35040, Bornova, İzmir
(2)Ege Üniversitesi
Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu, 35040, Bornova, İzmir
ÖZETÇE
Bu çalışmada aletli dalış eğitmenleri ile dalışa yeni başlayan balık adamların sualtındaki
ve karadaki zihinsel performansları ile dalış öncesi ve sonrasındaki durumluluk,
süreklilik kaygı düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yaşları 21 ile 38
arasında değişen 9 balık adam eğitmeni ve öğrencisi çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır.
Dalış öncesi durumluk ve sürekli kaygı düzeyinin belirlemek için Spielber tarafından
geliştirilen ve Öner ve LaComte tarafından Türkçeye uyarlanan Durumluk, Sürekli
Kaygı Envanteri, dalgıçların zihinsel performanslarının değerlendirilmesi içinse
su altı koşullarına uyarlanmış Raven Progresif Matrislerinin S4 formundan seçilmiş
maddeler kullanılmıştır. Deneysel protokol iki aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada,
dalıştan 10 dakika önce Durumluk, Sürekli Kaygı Envanteri ile dalış sırasında (20 m. derinlik ve 3 atm
basınç) Raven Progresif Matrislerinin S4 formundan seçilmiş maddeler örnekleme uygulanmıştır.
İkinci aşamada, aynı testler örnekleme bu defa kara (0 m. derinlik ve 1 atm. Basınç) şartlarında
uygulanmıştır. Verilerin analizinde tek yönlü varyans analizi ile T testi kullanılmıştır.
Dalış öncesi, dalış sonrası yapılan Durumluluk, Süreklilik kaygı ölçümlerinden elde
edilen değerler arasında ve sualtında, karada uygulanan Raven Progresif Matrisleri
ölçümlerinden elde edilen değerler arasında bir farklılığa rastlamışsa da bu farklılaşma
istatistiki olarak anlamlı değildir.
A.T. NASKALİ, G. EREN, S.M. EGİ
Galatasaray Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, 34357 Ortaköy – İstanbul
ÖZETÇE
Kapalı devre sualtı soluma aygıtlarının konvansiyonel SCUBA
ekipmanlarına göre bir çok avantajı vardır. Ancak, bu aygıtlar kullanılırken O2 yüzdesi ve derinliğin
yanı sıra CO2
kısmi basıncı, derinlik, kalp atışları gibi parametrelerin sürekli olarak kontrol
edilmesi dalıcının güvenliği açısından son derece önemlidir. Bu çalışmada kapalı
devre sualtı solunum aygıtları için geliştirilen telemetri sistemi yer almaktadır.
KALKAN-KAŞ-KEKOVA-BEŞ ADALAR-ÜÇ
ADALAR (GB ANTALYA)
GÜNCEL FORAMİNİFER VE OSTRAKOD
FAUNASI
E. MERİÇ1, N. AVŞAR2, A. NAZİK2, B. YOKEŞ3,
F. DİNÇER2
(1) Moda Hüseyin Bey Sokak,No 15/4 34710 Kadıköy, İstanbul
(2)
Çukurova Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü,
01330 Balcalı, Adana
(3)
Boğaziçi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü,
34342 Bebek, İstanbul
ÖZETÇE
2002 yılı yaz ayalarında Kalkan batısında yeralan Patara
Plajı doğusundan başlayan, Kaş, Finike ve Tekirova’ya kadar uzanan kıyı alanı ile
bu bölgede bulunan muhtelif adaların çevresinde yürütülen Denizel Biyolojik Zenginlik
Araştırması kapsamında söz konusu bölgenin bentik foraminifer ve ostrakod faunası
incelenmiştir. İncelenen 227 çökel örneğinde bol miktarda iri bentik foraminifer
fertleri içeren 50 cins ve 96 tür tanımlanmıştır. Söz konusu topluluk içinde gözlemlenen
Peneroplis
arietinus (Batsch),
Amphisorus hemprichii
Ehrenberg,
Sorites variabilis Lacroix,
Amphistegina lobifera Larsen, ve Heterostegina depressa
d’Orbigny gibi İndo-pasifik kökenli yabancı türlerin bolluğu dikkat çekicidir. Yapılan
ölçümlerde 5 gr kumun 3.75 gramını Amphistegina lobifera
Larsen bireylerinin oluşturduğu görülmektedir. Çalışılan bölge zengin foraminifer
topluluğunun aksine, tipik Akdeniz türlerini içeren, 21 cins ve 23 tür ile temsil
|